×
Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu

ANONİM ŞİRKETLERDE YÖNETİM KURULU 


YÖNETİM KURULUNUN OLUŞUMU VE ÜYELERİN BELİRLENMESİ


Anonim şirketlerde iki zorunlu organ vardır. Bunlardan biri yönetim kuruludur. Anonim şirketler yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil edilir. 


 Anonim şirketlerde yönetim kurulu, esas sözleşme ile atanan veya genel kurul tarafından seçilen bir veya daha fazla kişiden oluşur. İlk yönetim kurulu üyelerinin esas sözleşmede gösterilmesi gerekir. Üyeler gerçek kişi olabileceği gibi, bir tüzel kişi de yönetim kurulu üyesi seçilebilir. Ancak tüzel kişi üye seçildiğinde, şirket adına bu görevi yürütecek bir gerçek kişinin de belirlenerek ticaret siciline tescil edilmesi zorunludur. Üyelerin görev süresi en çok üç yıl olabilir; ancak esas sözleşmede aksine bir hüküm yoksa aynı kişilerin tekrar seçilmesi mümkündür.


YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN NİTELİKLERİ VE ÜYELİĞİN SONA ERMESİ


Yönetim kurulu üyesi olabilmek için tam ehliyetli olmak gerekir. Bir kişinin yönetim kurulu üyesi olabilmesi için şirkette pay sahibi olma zorunluluğu yoktur. Ancak devlet memurları, iflas etmiş olanlar, aynı şirkette denetçi olanlar, daha önce yönetim kurulu üyesi iken ibra edilmemiş olanlar bu görevi üstlenemezler. Üyelik; görev süresinin dolması, istifa, ölüm veya üyenin iflası ya da ehliyetini kaybetmesi gibi durumlarda herhangi bir işleme gerek olmadan kendiliğinden sona erer. Ayrıca genel kurul, haklı bir sebep olmasa dahi her zaman bir üyeyi görevden alma (azil) yetkisine sahiptir.


YÖNETİM KURULUNUN YÖNETİM YETKİSİ


Yönetim kurulu yetkileri şirket yönetimini sağlamak ve temsil yetkisidir. Yönetim yetkisini kurul olarak yerine getirmesi gerekir. Yönetim kurulu her yıl üyeleri arasından bir başkan ve bulunmadığı zamanlarda ona vekâlet etmek üzere, en az bir başkan vekili seçer.


Temsil yetkisi dış ilişkilerde söz konusu olur. Bu anlamda temsil, üçüncü kişilerle hukuki işlem yapılarak şirketin sorumlu olmasını ifade eder. Temsile yetkili olanlar şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür hukuki işlemi, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket unvanını kullanabilirler. Temsile yetkili olanların, üçüncü kişilerle, işletme konusu dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlar.


TTK m. 375'e göre yönetim kurulunun bazı yetkileri devredilemez ve vazgeçilemez. Bu yetkiler sadece yönetim kurulu tarafından kullanılabilir. TTK m. 375 yönetim kurulunun bu yetkilerini yedi başlık olarak düzenlemiştir.


Yönetim kurulu tarafından yapılması zorunlu devredilemez ve vazgeçilemez yetkiler şunlardır: 


1-) Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi:

Şirketin stratejik hedeflerinin belirlenmesi, organizasyon yapısının oluşturulması ve bu hedeflere ulaşılması için gerekli talimatların verilmesini kapsar. Bu yetki çerçevesinde yönetim kurulu, şirketin günlük işleyişini denetlemekle kalmaz, aynı zamanda şirketin varlığını sürdürmesi için hayati önem taşıyan kararları alarak sunar.


TTK’nın 375. maddesinin gerekçesinde de üst düzey yönetim kavramının kapsamına giren işler sayılmıştır. Gerekçeye göre, “Ü̈st düzeyde yönetim ile kastedilen, genel işletme politikası başta olmak üzere, yatırım, finansman, temettü gibi politikaların hedeflerinin karara bağlanması, bunlara ulaşılması için seçilen araçların gösterilmesi, hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının veya ulaşılıp ulaşılmayacağının belirlenmesi, bütçe uygulamasının kontrolü ve stratejilerin tespitidir.” 


2-) Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi:

Bu kapsamda yönetim kurulu, esas sözleşmeye uygun olarak bir iç yönerge düzenleyerek şirketin yönetim yapısını, görev dağılımını ve hiyerarşik ilişkileri belirler. İç yönerge ile kimin kime bağlı olduğu, hangi yetkileri kullandığı ve bilgi akışının nasıl sağlanacağı açıkça gösterilir.


3-) Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması:

Yönetim kurulu, şirketin mali durumunun doğru, şeffaf ve denetlenebilir şekilde izlenmesini sağlayacak yapıyı oluşturmakla yükümlüdür. Bu kapsamda sağlıklı bir muhasebe sistemi ve etkili bir finansal kontrol mekanizması kurulması zorunludur.


4-) Şube müdürleri hariç olmak üzere müdürlerin ve aynı işleve sahip kişilerin atanmaları ve görevden alınmaları: Şirketi fiilen yönetecek olan genel müdür, direktör veya üst düzey yöneticileri işe alma ve gerektiğinde işten çıkarma yetkisi sadece Yönetim Kurulu'na aittir. Şube müdürleri daha alt seviyede görüldüğü için onların atanması başkalarına devredilebilir, ancak şirketin merkezindeki ana kadroyu belirlemek yönetim kurulunun vazgeçilmez bir görevidir.


5-) Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi:

Yönetim kurulu, yönetim yetkisini devretmiş olsa bile, yetki verilen kişilerin faaliyetlerini kanuna, esas sözleşmeye ve şirket menfaatine uygun şekilde yürütüp yürütmediklerini denetlemekle yükümlüdür. Bu kapsamda kurul, düzenli bilgi alma, rapor isteme ve gerektiğinde müdahale etme yetkisine sahiptir.


6-) Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi:

Şirketin tüm önemli defterlerini (karar, pay, toplantı defterleri) usulüne uygun tutmak, yıl sonunda "neler yaptık" raporunu hazırlamak, ortakları toplantıya çağırmak ve o toplantıda alınan kararları hayata geçirmek Yönetim Kurulu'nun sorumluluğundadır. 


7-) Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması:

Şirketin borçları, varlıklarından (mallarından, parasından) daha fazla hale gelirse, yani şirket "batma" noktasına gelirse, bu durumu en kısa sürede mahkemeye bildirmek Yönetim Kurulu'nun devredilemez bir görevidir. Bu bildirim, hem alacaklıları korumak hem de yöneticilerin hukuki sorumluluktan kurtulması için hayati önem taşır.


YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN HAKLARI


Yönetim ve temsil hakkı, bilgi alma ve inceleme hakkı, iflasın ertelenmesini isteme, ücret isteme, sözleşmede belirtilmişse kâr payı isteme, huzur hakkı (toplantıya katılma ücreti), sözleşmede belirtilmişse ikramiye hakkı gibi hakları bulunmaktadır. Bunlardan yönetim ve temsile yukarıda değinmiştik. Diğer haklar hakkındaki değerlendirmelerimiz ise:


Bilgi alma ve inceleme hakkı: Yönetim kurulu üyeleri, şirketin işleyişini sağlıklı şekilde denetleyebilmek için bilgi alma ve belge inceleme hakkına sahiptir. Bu hak, üyelerin şirketin mali durumunu, faaliyetlerini ve yönetim süreçlerini takip edebilmesini sağlar. Türk Ticaret Kanunu’nun 392. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri, şirket kayıtlarını ve belgelerini inceleyebilir, gerekli gördüklerinde bilgi talep edebilir. Bu hak, üyelerin görevlerini özen ve bağlılık yükümlülüğü çerçevesinde yerine getirebilmeleri için temel bir araçtır. Bilgi alma ve inceleme hakkı, yönetim kurulu üyelerinin şirketi etkin yönetmesini ve sorumluluklarını yerine getirmesini güvence altına alır.


İflasın ertelenmesini isteme: Yönetim kurulu üyeleri, şirketin mali durumunun geçici bir sıkıntıdan kaynaklandığını düşündüklerinde, TTK hükümleri uyarınca iflasın ertelenmesini talep etme hakkına sahiptir. Bu hak, yalnızca şirketin faaliyetlerinin devam ettirilmesi ve alacaklı menfaatlerinin korunması amacıyla kullanılır. Yönetim kurulu, bu hakkı kullanırken şirketin finansal durumunu, ödeme kapasitesini ve gelecekteki iş planlarını dikkate almalıdır.


Mali hakları: Yönetim kurulu üyeleri, görevlerini yerine getirmeleri karşılığında ücret alma hakkına sahiptir. Bu hak, TTK m. 391 ve m. 392'de düzenlenmiştir. Ücret, esas sözleşmede veya genel kurul kararıyla belirlenir ve üyelerin sorumluluklarını yerine getirmelerini teşvik eder. Ücret dışındaki mali haklar huzur hakkı, ikramiye veya kâr payı hakkıdır.


YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN BORÇLARI


1-) Yönetim Borcu: Üyeler, şirketin yönetimini TTK m. 367 ve 369 uyarınca yürütmekle yükümlüdür. Şirketin günlük ve stratejik işlerini yürütürken özenli davranmak zorundadırlar.


2-) Gözetim Borcu: Üyeler, şirketin mali durumu, riskleri ve faaliyetlerini gözetmekle yükümlüdür. Bu borç, şirketin zarar görmesini önlemeye yöneliktir.


3-) Özen Borcu: Yönetim kurulu üyeleri, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yürütmek zorundadır. Özen borcu, karar alırken dikkatli ve sorumlu olmayı gerektirir. Yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan veya esas sözleşmeden kaynaklanan görev ve yükümlülüklerini yerine getirirken kusurlu davrandıkları takdirde, hem şirketin hem pay sahiplerinin hem de şirket alacaklılarının uğradığı zararlardan sorumlu tutulurlar. Bu sorumluluk, üyelerin görevlerini özen ve bağlılık kurallarına uygun bir şekilde yürütmelerinin ne kadar önemli olduğunu gösterir. 


4-) Bağlılık Borcu: Üyeler, şirket menfaatine sadık kalmak zorundadır. Bu borç, yönetim kurulu üyelerinin dürüstlük ve güven esasına göre hareket etmesini sağlar .


5-) Şirketle İşlem Yapmama Borcu: Bu borç, bir yönetim kurulu üyesinin, şirketin taraf olduğu bir sözleşmede kendisinin de "karşı taraf" veya "aracı" olarak yer almasını engeller. Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan özel bir izin almadıkça, şirketle kendi adına veya başkası adına bir işlem yapamaz.


6-) Şirkete Borçlanma Yasağı: Hem pay sahipleri hem de yönetim kurulu üyeleri için öngörülen şirkete borçlanma yasağının temel amacı, şirket sermayesinin korunmasıdır.


Bu yasağın istisnası vardır. Eğer yönetim kurulu üyesi aynı zamanda şirketin pay sahibiyse, kendi sermaye taahhüdünden doğan borcunu ödemiş olması ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârının geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olması şartıyla borçlanabilir.


7-) Müzakerelere Katılma Yasağı: Kendi menfaatine veya yakınlarının (alt ve üst soyundan birinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından) menfaatine ilişkin kararların alındığı yönetim kurulu müzakerelerine katılamazlar. Bu yasağa uymamak, üyeyi sorumluluk altına sokar.


8-) Rekabet Yasağı: Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat isteyebilir ya da tazminat yerine, yapılan işlemin şirket adına yapılmış saymasını isteyebilir veya üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete devrini isteyebilir. Bu haklar, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

   

 YÖNETİM KURULU VE GENEL KURUL İLİŞKİSİ


Genel kurul, şirketin en yüksek karar organıdır ve şirketin stratejik kararlarını alır, yönetim kurulunu seçer ve gerektiğinde ibra eder. Yönetim kurulu ise, şirketin icra ve temsil organı olarak günlük ve stratejik yönetimi yürütür, şirketi temsil eder ve genel kurul kararlarına uygun hareket etmek zorundadır.


Yönetim kurulu, genel kurulun belirlediği çerçeve ve esas sözleşme kurallarına uyarak şirketin işleyişini sağlar. Genel kurul, yönetim kurulunun görevlerini denetleyebilir ve üyelerin sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini inceler. Bu yapı, anonim şirketlerde güçler ayrılığı ve denge prensibini yansıtarak, hem şirketin hem de pay sahiplerinin menfaatlerinin korunmasını sağlar.


Ancak şunu unutmamak gerekir yönetim kurulu, genel kurulun bir alt birimi değildir. Aralarında bir altlık üstlük ilişkisi yoktur. Yönetim kurulu, yetkisini doğrudan kanundan alır. 


YÖNETİM KURULU BAŞKANI, BAŞKAN VEKİLİ VE ÜYELER


Yönetim kurulu, üyeleri arasından her yıl bir başkan ve başkanın yokluğunda görev yapacak bir başkan vekili seçer. Başkan, yönetim kurulunu temsil eder ve toplantılarda gündemi yönetir; başkan vekili ise başkanın bulunmadığı durumlarda başkanın görevlerini üstlenir. Esas sözleşme ile başkan ve başkan vekilinin doğrudan genel kurul tarafından atanması da mümkün olabilir.


Yönetim kurulu, görevlerini yerine getirirken şirket işlerini izlemek, kendisine sunulan konularla ilgili rapor hazırlamak, kararlarını uygulatmak ve iç denetim amacıyla komiteler veya komisyonlar kurmak yetkisine sahiptir. Bu komitelerde yönetim kurulu üyeleri yer alabilir ve görev paylaşımı yapılabilir.


Ayrıca, yönetim kurulu, esas sözleşme ve hazırlayacağı iç yönerge çerçevesinde, yönetim görevlerini kısmen veya tamamen bir veya birkaç üyeye veya üçüncü kişilere devredebilir. İç yönerge, şirket yönetiminin nasıl yürütüleceğini, kimin hangi üyeye bağlı olduğunu ve kimden bilgi almakla yükümlü olduğunu gösterir. Yönetim devredilmediği sürece, tüm yönetim yetkisi tüm yönetim kurulu üyelerine aittir.


YÖNETİM KURULU İŞLEYİŞİNDE  OLUŞABİLECEK SORUNLAR


Yönetim kurulu kararları, kural olarak üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılan üyelerin oy çoğunluğu ile alınır. Başkanın oyu, oyların eşitliği halinde belirleyici değildir; eşitlik durumunda karar bir sonraki toplantıya bırakılır ve aynı durum tekrarlanırsa öneri reddedilmiş sayılır. Yönetim kurulu başkanı ile üyeler arasında çıkan anlaşmazlıklar, şirketin işleyişini kilitleyecek düzeyde olursa ciddi sorunlara yol açabilir. 


Şirketin kötü yönetimi sebebiyle mali sıkıntılar yaşanması ve bu durumun menfaat sahiplerinin haklarının zedelenmesine neden olması, kasanın sistematik biçimde boşaltılması, geçerli bir sebebe dayanmaksızın kar payının uzun süredir dağıtılmıyor olması, azınlık pay sahiplerinin haklarının sistematik bir şekilde kısıtlanması, genel kurulun sürekli olarak toplantıya davet edilmemesi veya karar almasının engellenmesi, ortaklık amacıyla bağdaşmayan faaliyetlerin yürütülmesi, şirket organlarının görevlerini yerine getirmesinin engellenmesi ve şirket mallarının şirketin amaç ve faaliyetini engelleyecek veya önemli ölçüde sınırlayacak kısmının elden çıkartılması ve pay sahipleri sözleşmelerinin ihlal edilmesinden kaynaklanan kişisel sebeplerin varlığı halleri bu sorunlara örneklerdir.


Bu tür durumlarda, TTK çerçevesinde "organ eksikliği" (uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından birinin mevcut olmaması veya genel kurulun toplanamaması halini düzenler ve şirketin bu durumunun kanuna uygun hale getirilemediğinde şirketin feshini öngörür) veya "haklı sebeple fesih" (haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler) davası açılabilir. Bu koşulların varlığı halinde diğer menfaat sahiplerinin de hakları gözetilerek menfaatler dengesi bozulmadan son çare olarak şirketin feshine karar verilebilecektir. Eğer anlaşmazlık şirketin yönetilmesini engelliyorsa, mahkemeden kayyım atanması veya uyuşmazlığın giderilmesi için müdahale talep edilebilir. Bu mekanizmalar, anonim şirketlerde yönetim kurulunun etkinliğinin korunmasını, şirketin faaliyetlerinin aksamamasını ve pay sahiplerinin menfaatlerinin güvence altına alınmasını sağlar.